kulak

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


BabylonEnglish-TurkishDownload this dictionary
kulak
i. toprak sahibi zengin çiftçi, rus çiftlik sahibi


Türkçe VikipediDownload this dictionary
Kulak
Kulak (auris), işitme işlevini gören ve denge organını içinde bulunduran anatomik yapıdır.Üç kısımda incelenir: Dış kulak, Orta kulak,İç kulak.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

Kelimeler Turkish Turkish dictionaryDownload this dictionary
kulak (I)
isim
 
1 .    Başın her iki yanında bulunan işitme organı:
       "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum."- H. C. Yalçın.  
2 .    Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü:
       "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu."- H. E. Adıvar.  
3 .    Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.  
4 .    Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.  
5 .  mecaz  Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.  
6 .    Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.  
7 .    Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.


   Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

kulağı ağır işitmek
kulağı (bir şeyde) olmak
kulağı dikilmek
kulağı duvar olmak
kulağı kirişte (veya tetikte) olmak
kulağına çalınmak
kulağına çarpmak
kulağına fısıldamak
kulağına gelmek
kulağına girmek
kulağına gitmek
kulağına inanmamak
kulağına kar suyu kaçmak
kulağına koymak (veya sokmak)
kulağına küpe olmak (veya etmek)
kulağına söylemek
(bir kimse) kulağını açmak
(birinin) kulağını bükmek
(birinin) kulağını çekmek
(birinin) kulağını çınlatmak
(birinin) kulağını doldurmak
kulağı okşamak
kulağı ters taraftan göstermek
kulağı (veya kulakları) çınlasın
kulak ardı etmek
kulak asma!
kulak asmak (veya asmamak)
kulak kabartmak
kulak kesilmek
kulak kıvırmak
kulakları dolmak
kulaklarına kadar kızarmak
kulaklarını dikmek
kulaklarının pasını gidermek
(bir şeye) kulaklarını tıkamak
kulakları paslanmak
(bir şeye) kulak tıkamak
kulak tırmalamak
kulak tutmak
kulak vermek

Birleşik Sözler

kulak altı bezi
kulak çivisi
kulak davulu
kulak demiri
kulak dolgunluğu
kulak erimi
kulak kepçesi
kulak kulağa
kulak memesi
kulak misafiri
kulak tıkacı
kulak tırmalayıcı
kulaktozu
kulak zarı
kulağı delik
kulağı tıkalı
aslankulağı
ayıkulağı
baca kulağı
deniz kulağı
denizkulağı
eşekkulağı
farekulağı
filkulağı
kuzukulağı
saban kulağı
sıçankulağı
tavşankulağı
 
kulak (II)
isim Rusça isim Rusça < Tatarca
     Varlıklı eski Rus köylülerine verilen ad.

German Turkish Buyuk SozlukDownload this dictionary
Kulak
m (Rußland) fr. büyük aga

turkish japaneseDownload this dictionary
kulak
mimi

Define kulak

Translate kulak





kulak in Chinese | | kulak in English | kulak in French | kulak in Italian | kulak in Spanish | kulak in Dutch | kulak in Portuguese | kulak in German | kulak in Russian | kulak in Japanese | kulak in Greek | kulak in Korean | kulak in Hebrew | kulak in Arabic | kulak in Croatian | kulak in Swedish