Kniff (der)
küçük alet, marifetli küçük araç, ıvır...
{
gadget
}
çimdik, cimcik, dondurucu soğuk, ayaz,...
{
nip
}
çimdik, gereklilik, gerek, ihtiyaç,...
{
pinch
}
hile, dolap, üçkâğıt, entrika
{
ruse
}
aldatmaca, oyun, üçkâğıt, numara, el...
{
trick
}
hile, dolap, dalavere, hilekârlık
{
cheating
}
sahtekârlık, sahtecilik, kalpazanlık,...
{
forgery
}
kurnazlık, şeytanlık, hinlik, beceri,...
{
cunning
}
kneifen
çimdiklemek, kıstırmak, ısırmak,...
{
nip
}
çimdiklemek, kısmak, kıstırmak,...
{
pinch
}
sıkmak, suyunu çıkarmak, sıkıştırmak,...
{
squeeze
}
baskı yapmak, sıkıştırmak, sıkmak,...
{
press
}
Kniff
m l. (Kneifen) cimdik 2. (im Stoff) burusukluk, kirma, yatki, büküm, büküntü 3. (Trick, Kunstgriff) dolap, manevra, hile(-i seriye); püf noktasi; marifet, hüner, hokkabazJik, fent °en katlamak, kirmak, kivirmak 21ig dikenli, cetin, müskül
Kniff
e. r. knif
buruşukluk; hile; püf noktası
Kniff
" [der] çimdik, makas; kırma (yeri), büküm; hile, numara, püf noktası"
kniff
kneifen hat gekniffen A çimdiklemek