keep
i.
iç kale, kale, geçim, yiyecek, bakım, himaye
f.
tutmak, bulundurmak, sağlamak, korumak, temelli almak, sürdürmek, devam ettirmek, alıkoymak, bakmak, gözkulak olmak, işletmek, uymak, kalmak, durmak, kutlamak
keep
konumunda tut(mak)
keep
v.h_v.konumunda tut+e.elde tut:n.erzak
keep
almak, saklamak, -de kalmak, bulundurmak; korumak, elde tutmak, saklamak, bulundurmak; (belli bir durumda) kalmak, tutmak; devam etmek, sürdürmek; korumak, bakmak; alikoymak, geciktirmek, engellemek; yerine getirmek, tutmak, geçim, yiyecek, yemek, bogaz;
keep
korumak, muhafaza etmek