kan


Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!

Türkçe Vikipedi, Özgür AnsiklopediDownload this dictionary
Kan Doku
''' Kan, atardamartoplardamar ve kılcal damarlardan oluşan damar ağının içinde dolaşan; akıcı plazma ve hücrelerden (alyuvarakyuvar ve kan pulcukları) meydana gelmiş kırmızı renkli hayati bir sıvıdır. Kan ile ilgili tıbbi terimler genellikle hemo ve hemoto sözcükleri ile başlar. Bu sözcükler eski Yunanca'da kan sözcüğünü karşılayan haimadan türetilmiştir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
 
Kan doku
Kan doku, kırmızı kan hücreleri ve beyaz kan hücrelerini ve kanın hücresel olmayan sıvı kısmını içine alır. Bu sıvıya plazma denir. Bazen bu doku bağ doku içinde de sınıflandırılır çünkü benzer hücrelerden köken alır.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

Kelimeler Tur-->Tur v4.1 (derleyen; rasim birlik)Download this dictionary
kan
isim
 
1 .    Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı:
       "Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı."- Ö. Seyfettin.  
2 .  mecaz  Soy.


   Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

kana boyamak (veya bulamak)
kan ağlamak
kan akıtmak
kan akmak
kan alacak damarı bilmek
kan almak
kana susamak
kan başına çıkmak (veya sıçramak)
kan beynine çıkmak
(birini) kan boğmak
kan çanağı gibi
kan çekmek
kan çıkmak
kan dere gibi akmak
kan dökmek
kan gelmek
(birinden) kan gitmek
kan gövdeyi götürmek
kan gütmek
kanı başına çıkmak (veya sıçramak veya toplamak)
kanı donmak
kanı ısınmak
kanı içine akmak
kanı kanla yumazlar, kanı suyla yurlar
kanı kaynamak
(birine) kanı kaynamak
kanı kurumak
kanına dokunmak
(birinin) kanına ekmek doğramak
kanına girmek
(kendi) kanına susamak
(bir şeyin) kanını emmek
kanını içine akıtmak
kanını kaynatmak
(birinin) kanını kurutmak
(birinin) kanını yerde koymak
kanı sulanmak
kanı temizlenmek
kanıyla ödemek
kan istemek
kan kaybetmek
(birine) kan kusturmak
kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek
kan olmak
(aralarında) kan olmak
(vücudun bir yerine) kan oturmak
kan revan içinde (kalmak)
kan tere batmak
kan ter içinde (kalmak)
kan tutmak
kan vermek
kan yürümek

Birleşik Sözler

kan akçesi
kan aktarımı
kanayaklı
kan bağı
kan bankası
kan basıncı
kan bilimci
kan bilimi
kan çıbanı
kan davası
kan doku
kan dolaşımı
kan grubu
kan kanseri
kan kardeşi
kan kaybı
kan kırmızı
kan nakli
kan parası
kan plazması
kan portakalı
kan taşı
kana kan
kardeşkanı
kardeş kanı
tavşankanı    


Büyük Hukuk Sozlüğü / Grand Turkish Law DictionaryDownload this dictionary
KAN
Maden ocağı, maden kuyusu.

Mustafa YILDIZ's Francais - Turc DictionnaireDownload this dictionary
kan
[le] han, kervansaray

Türkçe - Kantokça SözlükDownload this dictionary
kan
mar


Define kan

Translate kan




| kan in English | kan in French | kan in Italian | kan in Spanish | kan in Dutch | kan in Portuguese | kan in German | kan in Russian | kan in Japanese | kan in Hebrew | kan in Croatian