kök

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


Dutch - TurkishDownload this dictionary
kok (de)
aşçı { cook }
ahçıbaşı, ahçı, şef { chef }


Türkçe VikipediDownload this dictionary
Kök
Kök, kara hayatına uymuş olan gelişmiş bitkilerde, genel olarak toprak içerisine doğru büyüyen ama nadiren toprak üstünde de bulunan bir organdır. Görevi, bitkiyi toprağa bağlamak, topraktan su ve su içerisinde erimiş halde bulunan tuzları (inorganik maddeleri) emerek gövdeye iletmektir. Kökler, besin maddeleri biriktirmek suretiyle depo organı vazifesini de görürler. Her ne kadar kök toprak içerisinde bulunuyorsa da, bazı bitkilerin kökleri hava veya su içinde de gelişebilir. Havada gelişen köklere hava kökleri, suda gelişen köklere su kökleri denir. Karayosunları ve eğreltiler gibi ilkel bitkilerde gerçek kök olmayıp, köksü (rizoid) uzantılar vardır.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

Kelimeler Turkish Turkish dictionaryDownload this dictionary
kok
isim İngilizce coke
     Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü.

Birleşik Sözler

kok kömürü      
 
kök (I)
isim
 
1 .    Bitkileri toprağa bağlayan ve onların, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.  
2 .    (bazı şeylerde) Dip bölüm.  
3 .    (köküyle ve sapıyla çıkarılan bitkilerde) Tane.  
4 .  mecaz  Dip, temel, esas:
       "Ta gölden başlayan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu."- H. E. Adıvar.  
5 .  mecaz  Kaynak, köken:
       "Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan, fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı."- A. Ş. Hisar.  
6 .  mecaz  Bir kimseyi bir yere bağlayan manevî temel güçlerin bütünü.  
7 .   gramer  Kelimenin her türlü ekler çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü: Yaptırmak kelimesinde kök, yap- bölümüdür.  
8 .   kimya  Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimede nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi.  
9 .   matematik  (denklemde) Bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek veya birleşik değer.


   Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

kök almak
kök salmak
kök sökmek
kök söktürmek
kökü kazınmak
kökünden halletmek
köküne kibrit suyu
köküne kibrit suyu dökmek (veya kökünü kurutmak)
kökünü (veya kökünden) kazımak

Birleşik Sözler

kök bacaklılar
kök bilgisi
kökboyası
kök boyası
kök doğrayıcısı
kök hücre
kök işareti
kök kaplama
kök kırmızısı
kök kurdu
kök mantar
kök sap
 
kök (II)
isim, eskimiş Farsça k°k isim, eskimiş Farsça k°k < Türkçe küg
 
1 .    Sazı kurmaya yarayan burgu, kulak.  
2 .    Sap.  
3 .  isim, botanik  Süsende olduğu gibi, her yıl kök süren ve yer üstüne sap çıkaran çok yıllık yer altı gövdesi.

Türkçe - Kantokça SözlükDownload this dictionary
kök
osiris

Turkish>KazakhDownload this dictionary
kök
тамыр (tamyr)
  

Tüm hakki saklıdır

Define kök

Translate kök





| kök in English | kök in French | kök in Italian | kök in Spanish | kök in Dutch | kök in German | kök in Greek | kök in Croatian | kök in Swedish