judge
f.
hüküm vermek, muhakeme etmek, yargılamak, karara varmak, hakemlik etmek, değerlendirmek, değer biçmek, tahmin etmek, anlam çıkarmak, kanısında olmak
i.
yargıç, hakim, hakem, ekspert, uzman
judge
"i. 1. yargıç, hâkim. 2. hakem. 3. bilirkişi. f. 1. yargılamak. 2. hakemlik etmek. 3. hüküm vermek; hükmetmek. 4. tahmin etmek."
judge
v.yargıla:n.yargı
judge
-e yargiçlik etmek; (yarisma, vb.'de) degerlendirmek, degerlendirme, hakemlik yapmak; hakkinda yargida bulunmak, degerlendirmek; tahmin etmek,hâkim, yargiç; hakem; bilirkisi