jeter
atmak, fırlatmak, düşürmek; yavrulamak;...
{
throw
}
dışarı atmak, çıkarmak, reddetmek...
{
throw out
}
ıskartaya çıkarmak, ayırmak, bir köşeye...
{
discard
}
dökmek, boşaltmak, indirmek, yığmak,...
{
dump
}
kusmak, istifrağ etmek, havaya...
{
throw up
}
atmak, fırlatmak, savurmak, atılmak,...
{
fling
}
atmak, fırlatmak, yazı tura için atmak,...
{
toss
}
atmak, fırlatmak, kalıba dökmek, dökmek...
{
cast
}
atmak, fırlatmak; savurmak; çenesini...
{
chuck
}
fırlatmak, savurmak, atmak, yağdırmak,...
{
hurl
}
sapanla atmak, atmak, halatla çekmek,...
{
sling
}
daldırmak, batırmak, saplamak, dalmak,...
{
plunge
}
jeter
atmak
jeter
"atmak; dışarıya vermek; tomurcuk vermek; yol açmak "