jeta (f)
yanak, avurt, yüzsüzlük, arsızlık,...
{
cheek
}
kupa, kulplu bardak, bardak, surat etme,...
{
mug
}
ön, yüz, çehre, surat, sima, hal, tavır,...
{
face
}
kaş çatma, sert bakış
{
scowl
}
piç (Argo), evlilik dışı çocuk; sahte,...
{
bastard
}
jeter
atmak, fırlatmak, düşürmek; yavrulamak;...
{
throw
}
dışarı atmak, çıkarmak, reddetmek...
{
throw out
}
ıskartaya çıkarmak, ayırmak, bir köşeye...
{
discard
}
dökmek, boşaltmak, indirmek, yığmak,...
{
dump
}
kusmak, istifrağ etmek, havaya...
{
throw up
}
atmak, fırlatmak, savurmak, atılmak,...
{
fling
}
atmak, fırlatmak, yazı tura için atmak,...
{
toss
}
atmak, fırlatmak, kalıba dökmek, dökmek...
{
cast
}
atmak, fırlatmak; savurmak; çenesini...
{
chuck
}
fırlatmak, savurmak, atmak, yağdırmak,...
{
hurl
}
sapanla atmak, atmak, halatla çekmek,...
{
sling
}
daldırmak, batırmak, saplamak, dalmak,...
{
plunge
}
jeta
ineklemek