intestino
içgüdüsel, içten, ateşli, coşkulu,...
{
gut
}
intestino (m)
iç, bağırsak, iç kısım
{
bowels
}
bağırsak, kiriş, misina, geçit, şerit
{
gut
}
intestino
eve ait, ehli, ev, ailevi, aile, iç,...
{
domestic
}
evcil, ehli, uysal, uslu, tatsız, ekili
{
tame
}
intestino (m)
intestino
iç, dahili, stajyer, içilir
{
internal
}
iç, dahili, içteki, içten, ülke içi
{
interior
}
intestino (m)
intestare
başında olmak, başı çekmek, yönetmek,...
{
head
}
kayda geçirmek, kaydetmek, yazmak,...
{
register
}
girmek, giriş yapmak, girmek [bilg.],...
{
enter
}
intestino,
s.m. bağırsak.
intestino
bağırsak