hurt
s.
kırgın, gücenmiş
f.
kâlbini kırmak, yaralamak, incitmek, acıtmak, rencide etmek, acımak, küstürmek, ağrımak, canını yakmak, kırmak, zarar vermek, zarar görmek, incinmek
i.
yara, bere, zarar, acı, sızı, ızdırap, üzüntü
hurt
"f. (hurt) 1. (bir uzva) zarar vermek, (bir uzvu) yaralamak/incitmek/zedelemek: Are you hurt? Sana bir şey oldu mu? Is your leg hurt? Bacağına bir şey oldu mu? 2. acımak; acıtmak. 3. zarar/ziyan vermek. 4. (ruhen) kırmak/yaralamak. i. 1. (ruhsal) acı. 2. zarar, ziyan. "
hurt
incit,v.yarala:n.yaralı
hurt
acitmak, incitmek; acimak, incinmek; kirmak, incitmek
hurt
incit