halten
tutmak, kavramak, tıkamak, kaldırmak, el...
{
hold
}
tutmak, bulundurmak, sağlamak, korumak,...
{
keep
}
sürdürmek, sağlamak, bakmak,...
{
maintain
}
inanmak, güvenmek, inancı olmak
{
believe
}
göz önüne almak, hesaba katmak,...
{
consider
}
bakmak, göz önüne almak, dikkate almak,...
{
regard
}
durdurmak, durmak, duraksamak, tereddüd...
{
halt
}
durmak, son vermek, bırakmak, dindirmek,...
{
stop
}
duraklamak, ara vermek, duraksamak,...
{
pause
}
sürmek, devam etmek, dayanmak, yetmek
{
last
}
sürmek, devam etmek, sürdürmek, ısrar...
{
persist
}
hielt
halten hält hat gehalten A tutmak, durmak