Hieb (der)
çarpma, vuruş, darbe, başarı, saat...
{
stroke
}
esinti, rüzgâr, üfleme; çalma, övünme,...
{
blow
}
şişman ve hantal bir kukla [tiy.]
{
punch
}
kart basma makinesi, tıknaz tip, biz,...
{
punch
}
kirpik, kamçı ucu, kamçı darbesi,...
{
lash
}
çatlak, şiddetle vurma
{
crack
}
kesik, bıçak yarası, kertik, yarık
{
gash
}
kamçı vuruşu, uzun yara, kesik, yırtık,...
{
slash
}
Hieb
m l. vurus, darbe 2. (Schlagspur) darbenin biraktigi eser 3. (Anzüglichkeit) kinaye, ta§ 4. (Feilen^) dis, centik; Der ^ gilt mir. ßg. Bu ta§ banadir. Der ^ sitzt. Darbe tarn yerine oturdu (od. isabet etti); Tas gedigine kondu. Hieb- und Stichwaffen pl. kesici ve batici aletier; Das Ganze ist hieb- und stichfest. Meselenin su götürür tarafi kalmadi. Auf e-n ^ fällt kein Baum Spr. Bir vurmakla agac devrilmez. Spr. -e pl. dayak, kötek, patak; F: patagos; Ein paar tüchtige ^ schaden (manchmal) gar nichts. Dayak cenetten cikmadir. Spr.
Hieb
e. r. hi:p
darbe, vuruş; taş, iğneleyci söz
Hieb
" [der] vuruş, darbe; darbe yarası; taş, kinaye, iğneleyici söz"
hieb
hauen haute hat gehauen A döğmek