helfen
yardım etmek, yardımcı olmak, yararı...
{
help
}
yardım etmek, yardımcı olmak,...
{
assist
}
yardım etmek, yardımcı olmak
{
aid
}
helfen
l. (beistehen) yardim, muavenet, etm.; b-ne arka (od. omuz) vermek; yardimi dokunmak; kol kanat olm.; gölge olm., gölgesine (sayesine, himayesine) almak 2. (erleichtern) kolayiastirmak 3. (nützen) yaramak; faydasi dokunmak; isine gelmek; kär (od. para) etm. 4. (Arznei) iyi gelmek; hayir etm., sifa vermek 5. (heraushelfen) bsden kurtarmak; Bloßes Gerede hilft nichts. Lafla peynir gemisi yürümez. Spr.\sich gegenseitig ~sirt sirta gelmek; yardimlasmak; sich zu ^ wissen isini bilmek; sich nicht zu ~ wissen caresiz kalmak; cevherini tüketmek; Es hilft nichts. \. Bunun hil. (beistehen) yardim, muavenet, etm.; b-ne arka (od. omuz) vermek; yardimi dokunmak; kol kanat olm.; gölge olm., gölgesine (sayesine, himayesine) almak 2. (erleichtern) kolayiastirmak 3. (nützen) yaramak; faydasi dokunmak; isine gelmek; kär (od. para) etm. 4. (Arznei) iyi gelmek; hayir etm., sifa vermek 5. (heraushelfen) bsden kurtarmak; Bloßes Gerede hilft nichts. Lafla peynir gemisi yürümez. Spr.\sich gegenseitig ~sirt sirta gelmek; yardimlasmak; sich zu ^ wissen isini bilmek; sich nicht zu ~ wissen caresiz kalmak; cevherini tüketmek;
helfen (II)
Es hilft nichts. \. Bunun hiç bir seye faydasi dokunmaz. 2. (Es bleibt nichts anderes übrig) Baska care yoktur. 3. (Es ist vergeblich) Nafile. Bir keferete yaramaz. Hier ist nichts mehr zu ^. l. (S.) Buna bir care bulmak artik mümkün degildir. Artik yapacak bir sey kalmadi. 2. (P.) Artik kurtanlamaz. Das hilft! Kefereti budur! Man kann keinem ~, der nicht sagt, was ihm fehlt. Derdini saklayan derman bulmaz. Spr., Wem nicht zu raten ist, dem ist nicht zu ~. Spr. Nasihat tutmayani musibet tutar. Spr. Wart, ich werd dir helfen! (Drohung) Dur hele, senin yuvam yapayim da gor! Senin yuvani yaparsam görür-sün! Ich werde ihm schon ^, so etwas zu sagen! (Drohung) Ben ona böyle söylemesini anlatinm! (od. ögretirim) Hilf dir selbst, so hilft dir Gott! Spr. Sen sana yär olugör, sana yär eksik degil. Spr., Ich kann mir nicht ~. (Ich kann nicht anders) Kendimi alarmyorum (od. menede-miyorum); Ne yapayim? geholfen: ^ bekommen yardim görmek
helfen
v. 'helfın
yardım etmek
helfen
" yardım etmek, yardımcı olmak, yardımda bulunmak, arka çıkmak, koltuk çıkmak; yararı olmak, faydası olmak, kâr etmek; kolaylaştırmak; iyi gelmek, şifa vermek"
helfen
(+ dat.) hilft half hülfe hat geholfen D yardım etmek