heißen
çağırmak, bağırmak, seslenmek, aramak...
{
call
}
ad koymak, isim koymak, isim vermek,...
{
name
}
niyet etmek, kastetmek, demek istemek,...
{
mean
}
belirtmek, işareti olmak, demek olmak,...
{
signify
}
heiß
sıcak, acı, acılı, seksi, ateşli,...
{
hot
}
kavurucu, yakıcı, aşırı sıcak, ateşli,...
{
torrid
}
ateşli, hararetli, coşkun, gayretli,...
{
fervent
}
ateşli, yanan, hararetli, şiddetli,...
{
burning
}
parlayan, parlak, ışıl ışıl, kızgın; çok...
{
ardent
}
hararetli, öfkeli, tepesi atmış,...
{
heated
}
azgın, şehvetli, arsız, kuduruk, inatçı
{
randy
}
nasır tutmuş, boynuz gibi, boynuzdan...
{
horny
}
heißen
(tr.) l. adlandirmak; isim (veya lakap) vermek 2. (befehlen) b-ne bsi yapmasini söylemek, emretmek 3. (bezeichnen) b-ne, bse ... demek; bsi tavsif etm. 4. (hochziehen) hisa, lava etm.; (intr.) l. ismi (od. adi) olm. 2. (bedeuten) ... manasma gelmek; demek; j-n willkommen ^ l. b-ne beyani hosamedi eylemek; b-ne hos geldiniz demek 2. (allg.) b-ni hüsnükabul etm., iyi karsilamak; das heißt yani; demek; su demek ki; Es heißt, daß ... Derler; Söyleniyor; Rivayet edilir; Ortada dolasan bir habere göre ... Wie ^ Sie? Isminiz (fr. a. ismi äliniz) nedir? Wie heißt das auf Türkisch? Bunun Türkcesi nedir? Was soll das ~? Bu ne demek(-tir)? Das will schon etwas ^1 Boru de^il, bu! Bu da bir sey! Was heißt „fcus" auf Deutsch? Almancada kusa ne derler? Wer hat dich das gebeißen? Sana bunu yap diye kirn söyledi? Haben wir dich etwa geheißen, das allen Leuten zu erzählen? Eläleme yay mi dedik sana? Ich habe dich ja nicht geheißen, dabei zu sein. Kirmizi dipli mumia davet etmedim ya! Hatte ich dich vielleicht geheißen, das zu tun? Ben sana böyle mi ismarladiydnn?
heißen
" denilmek, ismi olmak, adı olmak, adında olmak; anlamına gelmek; adlandırmak, isim vermek; emretmek, buyurmak"
heißen
hieß hat geheißen NA ismi olmak, adlandırmak