hava

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


German - TurkishDownload this dictionary
Hava


French - TurkishDownload this dictionary
haver
altını kesmek, fiyat kırmak, daha ucuza... { undercut }
delmek, delik açmak, kazmak, deliğe... { hole }
kazmak, oymak, kazı yapmak { excavate }


Türkçe VikipediDownload this dictionary
Hava
Hava: Atmosferi oluşturan gazların karışımı;Hava: Yerel iklim;Hava: Oyunhava;Hava: Mevsim
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

Kelimeler Turkish Turkish dictionaryDownload this dictionary
hava
isim Arapça hev¥
 
1 .    Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.  
2 .    Meteorolojik olayların bütünü:
       "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.  
3 .    Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu:
       "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.  
4 .    Gökyüzü.  
5 .    Çevreyi kuşatan boşluk.  
6 .    Gökyüzü doğrultusunda:
       "Kolu havada, kirpiksiz mavi gözlerini süzerek iki mısra okudu son şiirinden."- Y. Z. Ortaç.  
7 .    Esinti.  
8 .    Müzik parçalarında tür:
       "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çifte tellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.  
9 .    Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.  
10 .  mecaz  Keyif, âlem.  
11 .    (görünüş, davranış, söz vb. için) Bir kimsenin durumunu belirten özellik:
       "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki, bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner.  
12 .    Tarz, üslûp:
       "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç.  
13 .    Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans:
       "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık.  
14 .    Sonuçsuz, anlamsız, boş durum, davranış, söz vb.  
15 .    Çekicilik, albeni, alım, cazibe.


   Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

hava açmak (veya açılmak)
(biri) hava almak
(bir şey) hava almak
hava basmak
hava bozmak
hava bulanmak
(her biri, başka bir) hava çalmak
hava çarpmak
havada kalmak
havadan sudan (konuşmak)
hava değiştirmek
(birine göre) hava hoş
hava iyi (veya fena) esmek
hava kaçırmak
hava kapanmak
hava kararmak
havalara uçmak
havanın gözü yaşlı
hava patlamak
havasına uymak
(biri) havasını bulmak
havası olmak
(birinde, bir kimsenin) havası olmak
hava vermek
havaya gitmek
havaya pala (veya kılıç) sallamak
havaya savurmak
havaya uçmak
havayı bozmak  

Birleşik Sözler

hava akımı
hava alanı
hava atışı
hava basıncı
hava bilgisi
hava birliği
hava boşaltma makinesi
hava boşluğu
havadar
havadar
hava değişimi
hava deliği
hava durumu
hava düzenleyicisi
hava gazı
hava haritası
hava hukuku
hava indirme
hava kanalı
hava kapağı
hava kesesi
hava köprüsü
hava kuvvetleri
hava küre
hava limanı
hava meydanı
hava mili
hava musluğu
hava oyunu
hava parası
hava sahası
hava süzgeci
hava şartları
hava tahmincisi
hava tahmini
hava taşı
hava taşıtı
hava tebdili
hava ulaşımı
hava üssü
hava yastığı
hava yastıklı
hava yolu
hava yuvarı
havadan cıvadan
abuhava
açık hava
ağır hava
kapalı hava
kesik hava
kırık hava
kuru hava
limonî hava
soğuk hava
tebdilihava
uzun hava

Türkçe - Kantokça SözlükDownload this dictionary
hava
püfür

Define hava

Translate hava





| hava in English | hava in French | hava in Italian | hava in Spanish | hava in Dutch | hava in Portuguese | hava in German | hava in Russian | hava in Japanese | hava in Hebrew | hava in Swedish