halt
f.
durdurmak, durmak, duraksamak, tereddüd etmek, topallamak, aksamak, bocalamak, tökezlemek, sendelemek
i.
durma, duraksama, mola yeri, küçük istasyon
ünl.
dur
halt
"i. 1. durma, duruş. 2. mola. f. durmak; durdurmak. "
halt
v.durakla:n.duraklama,v.durdur:n.durma
halt
durmak; durdurmak; mola vermek,durus, durma; mola; mola yeri
halt
isim, eskimiş Arapça ¬alµ
1 . Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma.
2 . teklifsiz konuşmada Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.
3 . teklifsiz konuşmada Uygun olmayan, beğenilmeyen şey:
"Zehri şurupla, daha bilmem ne haltla karıştırıp yudum yudum içmek, pis şey, iğrenç şey."- R. N. Güntekin.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
halt etmek
halt karıştırmak
halt yemek