ground
f.
yere sermek, yere indirmek, karaya oturtmak, topraklamak, çakmak, hareket izni vermemek, dayandırmak, dayanmak, kurmak
s.
çekilmiş, öğütülmüş, buzlu, tortulu
i.
yer, sebep, toprak, kara, temel, dayanak, dip, zemin, neden, saha, topraklama
ök.
yer, toprak, zemin, cüce
grind
f.
bilemek, öğütmek, ezmek, zımparalamak, gıcırdatmak, çalmak, çektirmek, üzmek, sıkıştırmak, ezilmek, çekmek, ineklemek
ground
yer
ground
v.toprakla:n.zemin,yer
ground
yer, zemin; toprak; alan, saha; zemin; temel, esas,(gemi) karaya oturmak; karaya oturtmak; (uçak vb.) yerde kalmaya zorlamak, kalkisina olanak tanimamak; toprak hatti baglamak
ground
1. zemin
2. zeminlemek