gefangen
fangen
ele geçirmek, zaptetmek, esir almak,...
{
capture
}
yakalamak, tutmak, yetişmek, basmak,...
{
catch
}
kapak takmak (gaz kaçırmasın diye),...
{
trap
}
kapana kıstırmak, kapanla yakalamak,...
{
ensnare
}
cezbetmek, yemlemek, ayartmak
{
lure
}
karıştırmak; başını derde sokmak,...
{
entangle
}
ağ yapmak, ağ ile yakalamak, tuzağa...
{
net
}
tuzağa düşürmek, yakalamak; ayartmak
{
entrap
}
pamuğun çekirdeklerini ayıklamak, tuzağa...
{
gin
}
gefangen
l. (im Krieg) harp esiri 2. (im Gefängnis) mahpus, yaka!anmi§ 3. (in Haft) mevkuf, tutulmus, tutuklu; Qe machen esir almak
gefangen
gı'fangın
esir; tutuklu
gefangen
" esir düşmüş; mahpus; tutuklu¡"
gefangen
fangen fängt fing A yakalamak