gefallen

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


German - TurkishDownload this dictionary
Gefallen (das)
lütuf, iyilik, yardım, sevilme,... { favor (Amer.) }
şeref nişanı { favor }
iyilik, lütuf, nezaket, şefkât, iltifat { kindness }
zevk, haz, sevinç, keyif, memnuniyet,... { pleasure }
haz, zevk, hoşlanma, beğenme;... { enjoyment }
 
gefallen
düşmüş, düşük, kötü yola düşmüş, düşkün,... { fallen }
gözden düşmek, itibarını yitirmek, suç... { fall from grace }
 
Gefälle (das)
yokuş, iniş (yol); düşüş; gerileme { downgrade }
çökme, çöküş, gerileme, batma, düşüş;... { decline }
geri çekilme, dönüş, gerileme { regression }
sonbahar, yaprak dökümü, düşme, dökülme,... { fall }
 
fallen
düşmek, inmek, dökülmek, yıkılmak,... { fall }
düşmek; düşürmek; alçalmak; kesilmek,... { drop }
düşmek, devrilmek, yıkılmak,... { tumble }
batmak, kötüleşmek, gitgide çökmek,... { go down }
inme { going down }
inmek, alçalmak; saldırmak, baskın... { descend }
düşmek (fiyat), eğilmek, sarkmak,... { sag }
batmak, gömülmek, saplanmak, basmak,... { sink }
sarkmak, eğilmek, sarkıtmak, eğmek; hali... { droop }
çökmek, birden düşmek, pat diye düşmek,... { slump }
batırmak, batmak, daldırmak, sular... { submerge }
çökmek, düşmek, yıkılmak, portatif... { collapse }
çürütmek, çürümek, bozmak, bozulmak;... { decay }
çökmek, zayıflamak, düşmek, batmak,... { decline }


German Turkish Buyuk SozlukDownload this dictionary
Gefallen
m, n l. (Gefälligkeit) hatir; gönül yapma 2. (Vergnügen) lezzet; haz duyma 3. (Wille) keyif, irade, arzu; ~ finden (an) bsden hoslanmak, hazzetmek; bsi begenmek; (allmählich) zevkine varmak; keinen rechten ~ finden (an) bsle basi ho§ olmamak; bsi kötümsemek; gözü tutmamak j-m e-n ^ tun (od. erweisen) bir lütufta bulunmak; Tun Sie mir den ~ und ... Hatırım için ... (yapınız); Man hätte ihm keinen größeren ^ erweisen können. Zaten arzukeşti. Hazzin daha fazlasi yapilamaz-di. Ihnen zu ^ hatinmz icin; j-m zu ^ sein b-ne yaran-mak; j-m zu ^ reden dil dökmek; nabzına girmek

gefallen 1. beğenilmek; bş b-nin hoşuna (keyfine, zevkine) gitmek; hoş gelmek; zevkini okşamak; (sehr) gözde olmak; (nicht mehr) gözü tutmamak (bşi) 2. hoşnut etmek; makbule geçmek; bşden tat almak; bşin tadını almak; sich in etw. ~ bşden lezzet almak, haz duymak; Das gefällt mir. bu hoşuma gidiyor. Wie es Ihnen gefällt! Nasıl isterseniz! sich et. ~ lassen 1.(hinnehmen) hoşgörmek, kabul etmek, kendine yedirmek 2. (von j-m alles) nazını çekmek; Laß dir nichts gefallen! Er ol da baş yar!


Nebiyan German TurkishDownload this dictionary
Gefallen
r. gıfalın
1. hatır; zevk, haz
2. hoşuna gitmek

Mustafa YILDIZ's Deutsch - Turkisch WörterbuchDownload this dictionary
Gefallen
[der] iyilik, lütuf
 
gefallen
hoşuna gitmek

ELIF - GrammatikDownload this dictionary
gefallen
fallen fällt fiel düşmek

Define gefallen

Translate gefallen





gefallen in Chinese | | gefallen in English | gefallen in Italian | gefallen in Spanish | gefallen in Dutch | gefallen in Portuguese | gefallen in German | gefallen in Russian | gefallen in Arabic | gefallen in Serbian