ganz
German - TurkishDownload this dictionary
ganz
toplam, tüm, bütün, toptan, hepten { total }
bütün, tam, tüm; saf, katışıksız, iğdiş... { entire }
bütün, toplu, tüm, tam, sağlam,... { whole }
tam, tamam, tamamı, eksiksiz,... { complete }
dolu, tam, tok, etine dolgun, balıketi,... { full }
dokunulmamış, el değmemiş, bozulmamış,... { intact }
bütünü oluşturan, tek parça,... { integral }
bölünmemiş, bütün, tüm, pay edilmemiş { undivided }
tam, doğru dürüst, uygun, terbiyeli,... { proper }
adil, haklı, insaflı, yerinde, tam,... { just }
uyan, uygun, münasip, yerinde, elverişli { suitable }
bütün bütün, düpedüz, tamamen, bütün... { completely }
bütün bütün, bütün olarak, bütünüyle { totally }
tamamen, baştan sona, büsbütün,... { entirely }
tamamen, tam olarak, bütünüyle, iyice,... { quite }
düpedüz, büsbütün, tamamen, dimdik,... { sheer }
tam, çok, pek, en { very }

German Turkish Buyuk SozlukDownload this dictionary
ganz
l. bütün, tekmil, tarn 2. (nicht gemahlen) ögütülme-mis, dövülmemi§ 3. (nicht zerbrochen) kirilmamis, sa^-lam 4. (Adv.) a) tamamen, tamamiyle, büsbütün, heye-tiyle b) (sehr) pek, cok c) (ziemlich) oldukca; ein -es Brot bir bütün ekmek; das -e Volk umum halk; -e Zahl math. tamsayi; tarn adet; das e Land memleketin tamami; -e Note mus. billik, ron, yuvarlak; -e Pause mus. birlik es; -er Satz gr. tarn cümle; e-e -e Umdrehung tarn bir devir; die -e Stadt sehrin her tarafi; ein -er Kerl eroglu er; mert bir adam; ^ und gar tamamiyle; tarn tertip; yüzde yüz; bastan asagi; tipatip; büsbütün, tamamiyle; (volkstüml.) hepten;" unabhängig serserbest; ~ besonders (viel) hay-liden hayiiye; ^ /c/ü/\apasikär, apaydin; — genau tamami tamamma; ^ naß sirsiklam; ^ voll dopdolu; ^ leer s. gähnend leer, ~ anders bambaska; ^ bloß sapsan; ~ nett (aber ...) zararsiz, ziyansiz; Der Film gestern abend war ^ nett. Dun aksamki filim zararsizdi. Ich will es auch ^ gewiß nicht wieder tun! Aman, bir daha yapmam! Töv-beler tövbesi! nicht — zehn (Uhr) ona yakin; das –e Jahr über geöffnet (Hotel) dort mevsimde acik; ~ Auge und Ohr sein göz kulak olm.; ~ Ohr sein kulagi kiriste olm.; ^ rechtl Hakkmiz varl Er ist ^ sein Vater. Tipki baba-sina benziyor. ^ wie Sie wünschen. Nasil arzu ederseniz. ^ wie es sich gehört tarn tertip; im -en l. toptan, topye-kun; umumiyet itibariyle 2. H götürü; von -em Herzen can ve gönülden 2aufnahme / phot. boy portresi; tarn vücut resmi

Nebiyan German TurkishDownload this dictionary
ganz
gants
bütün, tüm, tam; büsbütün, tümüyle

Mustafa YILDIZ's Deutsch - Turkisch WörterbuchDownload this dictionary
ganz
" bütün, tam; sağlam; büsbütün, tamamen, tamamıyla; oldukça"


| ganz in English | ganz in French | ganz in Italian | ganz in Spanish | ganz in Dutch | ganz in German | ganz in Russian | ganz in Japanese | ganz in Hebrew | ganz in Arabic | ganz in Polish | ganz in Hungarian | ganz in Croatian | ganz in Serbian | ganz in Bulgarian | ganz in Danish | ganz in Finnish | ganz in Farsi | ganz in Vietnamese