garen
mayalandırmak, ekşimek,...
{
ferment
}
yemek yapmak, pişirmek, pişmek;...
{
cook
}
gären
mayalandırmak, ekşimek,...
{
ferment
}
ekşimek, bozulmak, kesilmek,...
{
sour
}
alevlendirmek, coşturmak, kışkırtmak,...
{
inflame
}
sallamak, çalkalamak; sarsmak, üzmek,...
{
agitate
}
garen
lifli, life benzer, lif, ipliksi
{
fibrous
}
garen (het)
iplik, tel, lif, vida dişi, ince çizgi
{
thread
}
iplik, masal, hikâye
{
yarn
}
gären
l. tahammür etm., mayalanmak 2. (Most usw.) kaynamak; Es gärt im Volk. Halk galeyan icinde. Millet tasti. an allen Ecken und Enden ^ ßg. icten ice kaynamak; ~ lassen l. mayala(ndir)mak; tahammür ettirmek 2. kaynatmak 9futterbehälter m silo
gären
mayalanmak¡
gären
gor göre ist gegoren mayalanmak, tahammür etm.