front
s.
ön, öndeki, cüret
i.
ön, ön taraf, yüz, cephe, paravan kişi, paravan şirket, alın, sima, yüzsüzlük, utanmazlık, arsızlık
f.
bakmak, dönmek, yönelmek, karşı olmak, önderlik etmek, yol göstermek, cephesini düzenlemek
front
"i. 1. ön; ön cephe; ön taraf. 2. (savaşta) cephe. 3. (havaya ait) cephe. 4. (göl, deniz v.b.´ne ait) kıyı, kenar. s. ön, öndeki. f. on -e bakmak. "
front
v.önünde bulun:adj.ön
front
ön, ön taraf; en önemli ya da en öndeki konum, en önemli mevki, en ön yer; yüz, cephe; yüz, çehre; cephe; yaygin ve etkin politik hareket; paravana, maske; davranis, tavir, hareket, ile karsi karsiya olmak, -e bakmak, -in karsisinda olmak,önde yer alan, ö
front
Alın, frons.