fressen
oburca yemek, yalayıp yutmak, bir...
{
devour
}
yemek, içmek (çorba), yemek yemek, çok...
{
eat
}
aşındırmak, yıpratmak, çürütmek,...
{
corrode
}
geçmek bilmemek, eskitmek, yıpratmak,...
{
wear away
}
Fresse (die)
ağız, haliç, surat asma
{
mouth
}
ön, yüz, çehre, surat, sima, hal, tavır,...
{
face
}
fressen
v. 'fresın
yemek (hayvan için); (insan) tıkınmak, yemek
fressen
" yem yemek, otlamak; tıkınmak, zıkkımlanmak¡"
fressen
frißt fraß fräße hat gefressen A yemek yemek (hayvanlar için)