Fraß (der)
yiyecek, yiyecekler, yemek, gıda, besin,...
{
food
}
saman, kuru ot, yem
{
fodder
}
kurtçuk, tırtıl, çalışıp duran kimse,...
{
grub
}
fressen
oburca yemek, yalayıp yutmak, bir...
{
devour
}
yemek, içmek (çorba), yemek yemek, çok...
{
eat
}
aşındırmak, yıpratmak, çürütmek,...
{
corrode
}
geçmek bilmemek, eskitmek, yıpratmak,...
{
wear away
}
Fraß
m l. (Viehfutter) hayvan yemi 2. (widerwärtiger) zikkim 3. med. rem; kemigin cürümesi
fraß
fressen frißt fräße hat gefressen A yemek yemek (hayvanlar için)