fotoğraf
Büyük Türkçe -KürtçeSözlük 2.0Download this dictionary
fotoğraf
KURDÎ: foto, wêne.
  
 
KURDÎ: wêne
  
 
KURDÎ: foto
  
 
fotoğraf.
KURDÎ: foto
  
 
çekmek , * derî hindirû kêşand û çû kapıyı şiddetle çekip gitti çekmek , * hespê ku erebeyê dikêşîne arabayı çeken at çekmek, germek * ben kêşand ipi çekti çekmek , * singêr hemû av kişand sünger bütün suyu çekti çekmek , * debir kêşande bênderê ekini harman yerine çekti çekmek , * pereyên xwe yên li piyaseyê kêşandiye piyasadaki paralarını çektmiş çekmek , * av kêşand pozê xwe burnuna su çekmek çekmek , * çeka xwe kişand û bi ser de çû silâhını çekip üzerine yürüdü çekmek , * ev deh sal in ku ez vê nexweşînê dikêşînim on yıldır bu hastalığı çekiyoru çekmek, yüklenmek , * tengaviya vî karî gel dikêşîne bu işin sıkıntısını halk çekiyor 1 çekmek , * kablo kêşandin kablo çekmek 1 çekmek , * divê ku mirov perdeyek bikêşîne vir buraya bir perde çekmek lazım 1 çekmek , * piyango kêşandin piyango çekmek 1 çekmek , * çixêz kêşandin çizgi çekmek * kil kêşandin sürme çekmek 1 çekmek , * kopya kêşandin kopya çekmek 1 çekmek , 1 çekmek , * fotograf , kêşandin fotoğraf , çekmek 1 çekmek , * ev kinc pir balê dikêşîne ser xwe bu elbise çok dikkat çekiyor 1 çekmek , 20. çekmek , * hesret kêşandin hasret çekmek 2 çekmek , * kêşandin ber îfadeyan sorguya çekmek 2 çekmek , * qatek boyaxa din jî bikêşînê bir kat boya daha çek 2 çekmek , * kulek baş dikêşîne baca iyi çekiyor * tilimbe baş avê dikêşîne gelo? tulumba suyu iyi çekiyor mu? 2 rz çekmek, çekimlemek, tasrif etmek , 2 çekmek, tartmak 2 içmek , 2 germek
KURDÎ: kêşandin
  

Tüm hakları serbesttir
Büyük Kürtçe-Türkçe Sözlük 2.0Download this dictionary
fotograf
TIRKÎ: fotograf ~ kişandi fotograf çekmek ~ê enstantane enstantane fotograf ~ê , kişandi fotografını çekmek, fotograflamak
  

Tüm hakları serbesttir
Universal Word: Hindi EssentialDownload this dictionary
फ़ोटोग्राफ़
[ foṭogrāfa || fotograf ]
(N,MALE,INANI,Na)
photograph
(icl>photograph)

Neue Deutsch-Chinesisch WörterbuchDownload this dictionary
Fotograf
Fotograf
(m) -en 摄影师

© 2007 EIMC International Limited, Co.

Türkçe VikipediDownload this dictionary
Fotoğraf
Giriş
Fotoğraf kelimesi, Yunanca photo ışık ve Latince graph "iz bırakmak" sözcükleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Fotoğraf cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler yaratan dalga boylarıyla yaratılan fotoğraflardır.

Fotoğrafta en önemli unsur ışıktır. Işık üzerine vurduğu nesneleri görülebilir kıldığı gibi, fotoğraf oluşumuna da olanak sağlar. İşte bu yüzden fotoğrafı çekecek makinedeki objektif de önem arzetmektedir. Objektifin optik çapı ne kadar büyükse içeriye giren ışık miktarıda o kadar çok olacağından, fotoğraf çekiminde daha yüksek enstantaneler kullanılabilinecektir.

Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…


Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

| fotoğraf in English | fotoğraf in French | fotoğraf in Italian | fotoğraf in Spanish | fotoğraf in Dutch | fotoğraf in German | fotoğraf in Russian | fotoğraf in Korean | fotoğraf in Turkish | fotoğraf in Arabic | fotoğraf in Other Russian languages | fotoğraf in Polish | fotoğraf in Hungarian | fotoğraf in Czech | fotoğraf in Catalan | fotoğraf in Croatian | fotoğraf in Albanian | fotoğraf in Slovenian | fotoğraf in Danish | fotoğraf in Finnish | fotoğraf in Norwegian | fotoğraf in Romanian | fotoğraf in Swedish | fotoğraf in Farsi | fotoğraf in Latin