form
f.
şekil vermek, şekil almak, biçimlendirmek, şekillendirmek, kurmak, oluşturmak, düzenlemek, biçim almak, şekillenmek
i.
form, şekil, biçim, kalıp, model, tarz, yöntem, yapı, beden, vücut, karakter, davranış, tavır, sıra, sınıf
snk.
biçiminde
Form
form
"i. 1. şekil, biçim. 2. spor form. 3. form, doldurulmak üzere hazırlanmış basılı belge. 4. İng. (okullarda) sınıf. f. 1. şekil vermek, biçim vermek, biçimlendirmek. 2. oluşturmak, teşkil etmek; oluşmak. 3. düzenlemek, tertip etmek, kurmak: That party was unable to form a government. O parti hükümet kuramadı. 4. yapmak: He formed those boys into soldiers. O çocukları alıp birer asker yaptı. Form the dough into little balls. Bu hamurdan ufak topaklar yap. How do you form the plural of this noun? Bu ismin çoğulu nasıl yapılır?"
form
v.biçim ver:n.biçim,v.oluştur:n.şekil
form
biçim, görünüs, sekil; çesit, tür, biçim; basili kâgit, form; form, kondisyon; ruh durumu, form; (okul) sinif, biçim vermek, biçimlendirmek, sekillendirmek; olusturmak; olusmak; olmak; (up ile) düzenlemek; düzenlenmek