flugs
çabuk, çabucak, hızla, tez, şipşak
{
quickly
}
hızla, çabucak, süratle, sık sık,...
{
fast
}
hızla, çarçabuk, seri bir şekilde
{
rapidly
}
hızla, çabucak, çabuk bir şekilde
{
speedily
}
Flug (der)
kaçma, uçuş, uçma, kuş sürüsü, böcek...
{
flight
}
uçma, uçuş, havacılık, uçak kullanma
{
flying
}
sürü, kalabalık, yığın, cemaat, yün...
{
flock
}
paket, ambalaj, sargı, sırt çantası,...
{
pack
}
arı kümesi, oğul, sürü, yığın
{
swarm
}
flugs
(Mv.) carcabuk; cabucak; zaman kaybetmeden; der-hal; — ging er hin und hinterbrachte alles, was ich gesagt hatte. Yemeden icmeden gitmis, benim söylediklerimi yetistirmis.
flugs
çarçabuk, hemen
flugs
çabucak, biran evvel, çabuk çabuk