floor
f.
döşemek, yere yıkmak, yenmek, şaşırtmak, afallatmak, tam gaz vermek, köklemek
i.
zemin, taban, döşeme, pist, düzlük, kat
floor
i. 1. taş/tahta döşeme, yer, zemin. 2. (binadaki) kat. f. 1. taş/tahta döşemek. 2. vurup yere yıkmak. 3. k. dili şaşırtmak, küçük dilini yutturmak.
floor
v.zeminleştir:n.zemin
floor
döseme, zemin, taban; (bina) kat; Parlamento Binasi vb.'de üyelerin oturduklari salon, dösemek; vurup yere yikmak, devirmek, yikmak; sasirtmak, soke etmek
floor
Herhangi bir boşluğun tabanını oluşturan kısım, zemin, döşeme, taban.