Floh (der)
fliehen
kaçmak, firar etmek, kurtulmak, paçayı...
{
escape
}
kaçmak, firar etmek, gemi azıya almak,...
{
run away
}
kaçmak, sıvışmak, tüymek, aceleyle...
{
flee
}
acele etmek, hızlandırmak, aceleye...
{
hurry
}
Floh
m zo. pire; Flöhe bekommen pirelenmek; j-m e-n ^ ins Ohr setzen b-ni endiselendirmek, pirelendirmek; rahatini kaciracak bir fikir telkin etm.; kulagina kar suyu kacir-mak; aklina vesveseli bsi koymak; Wer hat dir denn den ^ ins Ohr gesetzt? spött. Bu akli sana kirn ögretti? e-n ^ im Ohr haben fig. kulaginda kürt olm.; die Flöhe husten hören fig. sivriakilli olm.; k-ni fasulye gibi nimetten saymak
Floh
..e r. flo:
pire
Floh
[der] pire
floh
fliehen flöhe ist geflohen kaçmak