fliegen
uçmak, uçuşmak, dalgalanmak, havalanmak,...
{
fly
}
hareket etmek, taşınmak, kımıldamak,...
{
move
}
yolculuk etmek, seyahat etmek, dolaşmak,...
{
travel
}
acele etmek, koşmak, şiddetli esmek,...
{
rush
}
acele etmek, hızlandırmak, aceleye...
{
hurry
}
Fliege (die)
sinek, olta sineği; uçma, uçuş; açıkgöz,...
{
fly
}
Fliegen
^n (infr.) l. ucmak 2. (in die Luft) berhava olm. 3. (Fahne) dalgalanmak 4. (entlassen werden) F kapi disan olunmak; pasaportunu al mak 5. (am ganzen Körper) tir tir titremek 6. (auf j-n od. et.) cok cezp edilmek, ilgilendirilmek 7. (durchs Examen) F imtihanda muvaffak olmamak 8. (j-n um den Hals) boynuna atlimak; (/r.) l. ucakla nakletmek 2. (Flugzeug) idare etm.; in die Luft ^ lassen atmak, ucurmak, berhava etm.; Alle Vögel ~. Ksp. Uctuuctu. Dieses Flugzeug fliegt tausend Kilometer in der Stunde. Bu ucak saatte bin kilometre gider. Die gebratenen Tauben ~ e-m nicht in den Mund. Spr. Armut pis, a^zima düs, hi^ olur mu külfetsiz is? Spr.
-n n ucma, ucakcilik fliegend: -er Händler seyyar satici; gezginci esnaf; -e Festung mil. ucar kale; -e Untertassen pl. ucan daireler; -es Lazarett mil. seyyar hastane; -er Hund (Fledermausart) zo. ucar köpek; -er Fisch zo. ucar-balik; -es Personal (Ggs. Bodenpersonal) ucucu personel; -e Hitze med. ate§ basma; mit -en Händen heyecania titreyen elleriylp
fliegen
v. 'fli:gın
uçmak
fliegen
uçmak
fliegen
flog flöge ist / hat geflogen A uçmak