Faux
faux
sahte olarak, yalan bir şekilde
{
falsely
}
hileli, yanlış, hatalı, suni, taklit,...
{
false
}
sahte, taklit, uydurma, uyduruk,...
{
fake
}
yapay, suni, takma, eğreti, yapma,...
{
artificial
}
sahte, yapma, yapay, suni, kalp, gayri...
{
spurious
}
haksız, yanlış, hatalı, uygunsuz, ters,...
{
wrong
}
yalan, yanlış, uydurma, vefasız,...
{
untrue
}
taklit, sahte; kalp
{
bogus
}
kötü, fena; kokuşmuş, terbiyesiz,...
{
bad
}
bükülmüş, burmalı, eğri büğrü, şaşkın,...
{
twisted
}
sahte, yapma, kukla
{
dummy
}
boş, kof, delikli, oyuk, delik,...
{
hollow
}
sahte, taklit, kalp
{
mock
}
sahte, kalp, düzmece
{
phony
}
yapma, sahte, taklit
{
sham
}
kör, görmeyen; anlayışsız, düşüncesiz;...
{
blind
}
faux (f)
taklit, sahte şey, uydurma, hile,...
{
fake
}
taklit, imitasyon, emitasyon, yapay,...
{
imitation
}
fau (m)
faux
düzme, sahte, yanlýþ
faux
darlık, dar geçit; gırtlak
faux
[la] tırpan