far
Babylon English-TurkishDownload this dictionary
far
zf. uzak, uzağa, uzakta
 
s. uzak, ırak, öbür, öteki, mesafe katetmiş

Babylon Turkish-EnglishDownload this dictionary
far
n. headlight, headlamp, lamp, spotlight, eyeshadow

Türkçe VikipediDownload this dictionary
Far
  • Far, bir makyaj malzemesi.
  • Far, otomobillerde kullanılan aydınlatma aracı.

Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…


Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.
saja english turkish dictionaryDownload this dictionary
far
"z. 1. -den uzak; uzağa; uzakta: He´s never journeyed far from Istanbul. İstanbul´dan uzağa hiç seyahat etmedi. They didn´t go far. Uzağa gitmediler. I saw her far in the distance. Ta uzakta onu gördüm. How far is it to Rİze from here? Rize buradan ne kadar uzak? 2. çok; fazla; çok fazla: The light´s far too dim. Işık çok fazla loş. s. 1. uzak: a far country uzak bir ülke. 2. öte, öbür: at the far end of the garden bahçenin öte ucunda. 3. pol. (bir kanadın) ucundaki, aşırı: He supports the far right. Aşırı sağı destekliyor. "

Erzin English Turkish DictionaryDownload this dictionary
far
uzak


| far in English | far in French | far in Italian | far in Spanish | far in Dutch | far in Portuguese | far in German | far in Russian | far in Japanese | far in Greek | far in Korean | far in Hebrew | far in Arabic | far in Thai | far in Polish | far in Czech | far in Catalan | far in Croatian | far in Serbian | far in Albanian | far in Urdu | far in Bulgarian | far in Danish | far in Finnish | far in Norwegian | far in Romanian | far in Swedish | far in Farsi | far in Macedonian | far in Afrikaans | far in Latin | far in Hindi | far in Indonesian | far in Vietnamese | far in Mongolian | far in Pashto | far in Malay | far in Filipino