Fängen (die)
kavrama, yakalama, kapmaya çalışma;...
{
clutch
}
fangen
ele geçirmek, zaptetmek, esir almak,...
{
capture
}
yakalamak, tutmak, yetişmek, basmak,...
{
catch
}
kapak takmak (gaz kaçırmasın diye),...
{
trap
}
kapana kıstırmak, kapanla yakalamak,...
{
ensnare
}
cezbetmek, yemlemek, ayartmak
{
lure
}
karıştırmak; başını derde sokmak,...
{
entangle
}
ağ yapmak, ağ ile yakalamak, tuzağa...
{
net
}
tuzağa düşürmek, yakalamak; ayartmak
{
entrap
}
pamuğun çekirdeklerini ayıklamak, tuzağa...
{
gin
}
Fang (der)
yakalama, tutma av; aldatmaca, voli,...
{
catch
}
ele geçirme, zaptetme, esir alma, esir,...
{
capture
}
çekme, çekici, çekilen balık miktarı,...
{
haul
}
ganimet, yağma, çapul
{
booty
}
azıdiş (köpek vb.), kök, uzun sivri diş,...
{
Fang
}
köpek dişi, yaprak biçiminde süs
{
dog tooth
}
pençe, tırnak; kıskaç, tırnaklı ayak;...
{
claw
}
pençe (kuş), pençe, kâğıtlar...
{
talon
}
Fang
m l. yakala(n)ma, tut(ul)ma 2. (Jagdbeute) av 3. (Fische) foroz 4. (-zahn) yirtici hayvanlann büyük köpek disi 5. (Kralle) yirtici kuslann pencesi 6. (Beute) ganimet; fetter ~ (volk^tüml.): voli; Ein guter ^"l Yagma Hasanin böregi! e-n guten ^ machen ignp (od. bir voli) cevirmek -ball m l. (Ballspiel) top oyunu 2. (Spielball) oyun topu 3. fig. oyuncak -dämm m sandik; e-n ^ bauen sandik atmak -eisen n kürt kapam ~en l. yakalamak, tutmak, kapmak 2. (auf der Jagd) aviamak 3. (Feuer) tutusmak; sich ^ l. yakalanmak, tutulmak 2. fig. sasirdiktan sonra yolunu bulmak; Fang! (Zuruf an den Hund) Hobi! Er fing sich in seinen eigenen Worten. Kendi agziyle tutuldu. -dämm m batardo -e.spiel n Ksp. kovalamaca leine / (e-s Bootes) naut. parima
fangen
v. 'fangın
yakalamak, tutmak; de. yakalanmak
fangen
yakalamak, tutmak
fangen
fängt fing hat gefangen A yakalamak
yakalamak, tutmak(TEK NESNE ISTEYEN FIIL)