fahren

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


German - TurkishDownload this dictionary
Fahren (das)
sürme, kullanma, araba gezintisi, sevk { driving }
 
fahren
araba kullanmak, kullanmak, sürmek;... { drive }
denize açılmak, yelkenli ile gitmek,... { sail }
yolculuk etmek, seyahat etmek, dolaşmak,... { travel }
seyahat etmek, geziye çıkmak { journey }
yolculuk etmek, seyahat etmek { voyage }
binmek (at veya bisiklet), arabayla... { ride }
tur yapmak, gezmek, turneye çıkmak { tour }
 
Fähre (die)
feribot, araba vapuru, vapur iskelesi { ferry }
feribot, araba vapuru { ferryboat }
mekik, karşılıklı sefer, gidiş geliş... { shuttle }


Türkçe VikipediDownload this dictionary
Fahren
Fahren Almanya'nın kuzeyinde Schleswig-Holstein eyaletinde, Plön iline bağlı bölge. 3.6 km² yüzölçüme sahiptir. Nüfusu, 31 Aralık 2004 itibariyle yaklaşık 154 olarak tespit edilmiştir. Belediye Başkanlığı Dieter Dehnk tarafından yürütülmektedir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

German Turkish Buyuk SozlukDownload this dictionary
fahren
(intr.) l. gitmek, yürümek; (Schiff) seyretmek 2. (Ggs. zu Fuß gehen) vasita kullanmak; araba v.s.ye binmek 3. (in Bewegung sein) hareket halinde bulunmak 4. (in Betrieb sein) calismak 5. (gut, schlecht m. et. ~) bsi yapmakla iyi et(me)mek; (tr.) l. (Wagen usw.) yürütmek, sürmek, sevk ve idare etm., kullanmak 2. (befördern nakletmek, götürmek;
 
fahren lassen
^ lassen l. elinden birakmak, kacirmak 2. (e-n) V yellenmek, osurmak 3. fig. bsden vazgecmek; einander an die Kehle ~ bogaz bogaza gel-mek; Der Wagen ist an e-n Baum gefahren. Oto bir agaca carpti. auf Grund -^ (Schiff) karaya oturmak; aus dem Hafen ~ limandan cikmak; aus dem Bett ~ yatagindan firlamak; Das Schiff ist gegen die Kaimauer gefahren. Gemi rihtima bindirdi. gen Himmel ~ l. (Mohammed) miraca cikmak 2. (Christus) uruç etmek. Wir fahren in die Stadt, um ein paar Einkäufe zu besorgen, öteberi almak icin sehre inecegiz. Im Omnibus fährt es sich angenehmer als in der Straßenbahn. Otobüs yolculuğu, tramvay yolculugundan rahattir. Der Wagen fährt täglich dreimal in die Stadt. Araba günde üç posta yapar. Was ist denn nur heute in ihn gefahren? Onu bugün hangi hain seytan. dürtüşlüyordu? mit der Eisenbahn ~ trenle gitmek; mit der Hand über et. ~ bsi sivazlamak; eliyle oksamak; Er ist mir furchtbar über den Mund gefahren! Bana bir cikis cikisti kil sich über die Augen ~ gözlerini silmek; mit dem Schwamm über die Tafeln süngeri tahtaya sürmek; den Wagen über die Brücke ^ arabayi köprüden gecirmek; über den Fluß ^ nehri asmak; ~ Sie uns schnell zum Bahnhof l Bizi cabuk istasyona götürünüz!

Nebiyan German TurkishDownload this dictionary
fahren
v. 'fa:rın (bir taşıtla) gitmek; (bir taşıtı) sürmek; (taşıt) gitmek

Mustafa YILDIZ's Deutsch - Turkisch WörterbuchDownload this dictionary
fahren
" (taşıtla) gitmek; (taşıt) kullanmak, sürmek; (taşıtla) götürmek; (taşıt) gitmek; (gemi) seyretmek"

Define fahren

Translate fahren





fahren in Chinese | | fahren in English | fahren in Italian | fahren in Spanish | fahren in Dutch | fahren in German | fahren in Russian | fahren in Arabic | fahren in Serbian