face
f.
bakmak, göğüs germek, karşı olmak, yönelmek, dönmek, yüzünü dönmek, yüz yüze gelmek, kaplamak, karşı karşıya gelmek, karşı koymak, karşı çıkmak, göze almak, katlanmak, yüzleşmek, astarlamak, kaplama yapmak
i.
ön, yüz, çehre, surat, sima, hal, tavır, eda, yüz ifadesi, görünüş, şekil, biçim, yüzey, üst taraf, cephe, önyüz, resimli taraf, kadran, onur, itibar
face
yüzyüze gel
face
v.bak:n.yüzey,v.yüzyüze gel:n.yüz
face
yüz, surat, çehre; görünüs, sekil; dis görünüs; itibar, sayginlik, seref; ayna, arin, alin, bakmak, karsi karsiya olmak; karsilamak, karsi karsiya gelmek, gögüs germek; örtmek, sivamak, kaplamak
face
yüz, facies (14 kemikten meydana gelmiştir).