fallen
düşmek, inmek, dökülmek, yıkılmak,...
{
fall
}
düşmek; düşürmek; alçalmak; kesilmek,...
{
drop
}
düşmek, devrilmek, yıkılmak,...
{
tumble
}
batmak, kötüleşmek, gitgide çökmek,...
{
go down
}
inmek, alçalmak; saldırmak, baskın...
{
descend
}
düşmek (fiyat), eğilmek, sarkmak,...
{
sag
}
batmak, gömülmek, saplanmak, basmak,...
{
sink
}
sarkmak, eğilmek, sarkıtmak, eğmek; hali...
{
droop
}
çökmek, birden düşmek, pat diye düşmek,...
{
slump
}
batırmak, batmak, daldırmak, sular...
{
submerge
}
çökmek, düşmek, yıkılmak, portatif...
{
collapse
}
çürütmek, çürümek, bozmak, bozulmak;...
{
decay
}
çökmek, zayıflamak, düşmek, batmak,...
{
decline
}
fällen
balta ile kesmek, yarmak, doğramak,...
{
chop
}
kesmek, makasla kesmek, biçmek, budamak;...
{
cut
}
boydan boya kesmek, ağaç kesmek,...
{
cut down
}
düşmek, inmek, dökülmek, yıkılmak,...
{
fall
}
kesmek, kesip devirmek, yere yıkmak
{
fell
}
devirmek, yıkmak, yere sermek, sökmek,...
{
knock down
}
balta ile kesmek, yontmak, yarmak,...
{
hew
}
fällt
fallen fiel ist gefallen düşmek