eye


Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!

BabylonEnglish-TurkishDownload this dictionary
eye
f. izlemek; dikkatle bakmak, gözetlemek; kuşkuyla bakmak; süzmek
 
i. göz; bakış, nazar, görüş, bakış açısı; kanı, ilmik, ilik; tomurcuk
 
s. göz


Türkçe VikipediDownload this dictionary
Göz (organ)
Göz, göz çukurunda bulunan, iri bir bilye büyüklüğünde, görmeyi sağlayan küremsi bir cisimdir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

saja english turkish dictionaryDownload this dictionary
eye
gözle

Erzin English Turkish DictionaryDownload this dictionary
eye
v.gözle:n.göz

Mustafa YILDIZ's English to Turkish DictionaryDownload this dictionary
eye
göz; görme gücü, görüs; igne deligi; disi kopça; delik, göz; bakis, göz, nazar,dikkatle bakmak, gözünü dikip bakmak


Define eye

Translate eye




eye in Chinese | | eye in English | eye in French | eye in Italian | eye in Spanish | eye in Dutch | eye in Portuguese | eye in German | eye in Russian | eye in Japanese | eye in Greek | eye in Korean | eye in Hebrew | eye in Arabic | eye in Croatian | eye in Serbian | eye in Swedish