eben
şimdi, az önce, sade, henüz, tam, az...
{
just
}
basitçe, açıkça, yalın biçimde, sade bir...
{
simply
}
tamı tamına, aynen, tamamen, tam olarak,...
{
exactly
}
kesinlikle, elbette, kesin olarak,...
{
precisely
}
düz, dümdüz, yassı, düzlem, düzlemsel
{
plane
}
düz, yassı, yatay, kesin, kati, gazı...
{
flat
}
düz; düzenli, dengeli, sakin; fit olmuş,...
{
even
}
düz, yatay, aynı seviyede, ölçülü,...
{
level
}
düzleme ait, düzlemsel
{
planar
}
düz, pürüzsüz, huzur veren, sakin,...
{
smooth
}
eben
(I) (Adj.) l. (flach) duz, yassi, müstevi, musattah 2. (glatt) girintili cikintili olmayan; anzasiz ,engebesiz^ muntazam, müsavi (II) (Adv.j l. (genau) tarn, tamamiy-le, tipki 2. (vor kurzem^ biraz evve!; henüz, demin(-cek) 3. (jetzt) simdi 4. (gerade) iste; dedigim (istedigim) gibi 5. (Verst. e-r Behauptung) ya, ki 6. (als Entschuldigung) ne yapalim ki; dedim ya 7. (umso mehr) evieviyetle 8. (gerade noch) güc belä; daradar 9. (rasch, schnell) cabucak 10. (nicht ~) pek de öyle degil; — tun wollen yapmak üzere bulunmak; Das ist es ja^f Istebudur! Hah buf -e Geometrie düzlem geometri; müstevi hendese; hendesei musattaha; zu -er Erde l. (im Erdgeschoß) zemin katinda 2. yerle beraber; -e Kurve math. duz münhani; -es Gelände ova, yazi; Ich bin ^ erst gekommen. Henüz geldim. ~ machen düzeltmek, tesviye etm.; -^ damals iste o zaman
eben
e:bın
düz, yassı; demin, az önce
eben
" düz, yassı; engebesiz, arızasız; demin, az önce, henüz; tam, tamamıyla"
eben
şimdi, biraz evvel, demin
eben (durum zarfý)
tam, bilhassa