dull
s.
sıkıcı, donuk, renksiz, soluk, tatsız; fersiz, kör, mat; sersem, duygusuz, ruhsuz, ağır, kalın kafalı
f.
kütleştirmek, köreltmek, duygularını köreltmek; uyuşturmak, sersemletmek, donuklaştırmak
dull
"s. 1. kalın kafalı, anlayışsız, gabi. 2. kör, kesmez (bıçak, makas v.b.). 3. donuk, sönük (renk). 4. duygusuz. 5. sıkıcı, kasvetli. f. 1. sersemlemek; sersemletmek: dull s.o.´s mind birini sersemletmek. 2. körletmek; körlenmek: dull a blade bıçağı körletmek. 3. donuklaştırmak; donuklaşmak. 4. duygusuzlaşmak; duygusuzlaştırmak. 5. (ağrıyı) hafifletmek, azaltmak."
dull
v.matlaştır:adj.mat
dull
(renk, hava, vb.) sönük, donuk; açik ve kesin olmayan, boguk; yavas düsünen, zor anlayan; sikici, renksiz, tekdüze, monoton,sönüklestirmek, donuklastirmak, köreltmek; körelmek, donuklasmak
dull
Perküsyonda matite veren.