Drang (der)
dürtü, arzu, istek, zorlama, kışkırtma
{
urge
}
dürtü, ani hareket, uyarı etkisi,...
{
impulse
}
araba gezintisi, sürme, araba yolu;...
{
drive
}
dringen
içine girmek, arasından geçmek,...
{
penetrate
}
içeri girmek, içeri almak, geçmek ( ne)
{
pass into
}
girmek, giriş yapmak, girmek [bilg.],...
{
enter
}
delik açmak, delip geçmek, içinden...
{
pierce
}
sıkıştırmak, baskı yapmak (için),...
{
press for
}
ileri sürmek, sevketmek, ısrarla tavsiye...
{
urge
}
savunmak, müdafaa etmek, savunma yapmak,...
{
plead
}
drängen
itmek, harekete geçirmek, yöneltmek,...
{
impel
}
araba kullanmak, kullanmak, sürmek;...
{
drive
}
omuzlamak, omuzla iterek açmak, omzuna...
{
shoulder
}
baskı yapmak, sıkıştırmak, sıkmak,...
{
press
}
dürtmek, teşvik etmek, kışkırtmak,...
{
incite
}
sıkıştırmak, baskı yapmak (için),...
{
press for
}
drang (de)
dürtü, ani hareket, uyarı etkisi,...
{
impulse
}
dürtü, arzu, istek, zorlama, kışkırtma
{
urge
}
Drang
m l. (Druck) tazyik, basinc 2. (Antrieb) tesvik, tah-rik, saik, güdü, muharrik, dürtü, sevk 3. (Eile) müstaceli-yet, ivedi 4. (Bedrängnis) sikinti, muzayaka 5. (Begierde) siddetli arzu; heves, inhimak, iptilä
Sturmlaterne
f firtına (bzw. gemici) lambası -leiter / l. mil. hücum merdiveni 2. naut. ip merdiven -möwe / zo. kücük marti ~reif hücum icin elverisli hale getirilen -riemen m sakandırık -schritt m mil. hücum adımı; im ~ fig. alela-cele; münikün oldugu kadar cabuk -schwalbe /zo. firtina kirlangici (od. kusu); denizördeği -segel n naul. firtina yelkeni; asirmali yelken -segler m zo. okyanus firtina kusu -taucher m zo. yelkovan kusu; ebabil Sturm- und Drang (~periode /) m lit. coskunluk ve savlet çağı -vögel pl.zo. firtina kusları -warnung / genicilere firtmanin cikacagi bildirilmesi -wind m bora, kasirga
Drang
r. drang
güdü, dürtü
Drang
" [der] arzu, heves; dürtü, güdü, saik; basınç, tazyik"