ditch
f.
hendek kazmak, suyolu açmak, hendekle çevirmek, hendeğe yuvarlamak; terketmek; sepetlemek; kurtulmak; dersi asmak, denize iniş yapmak
i.
hendek, suyolu, ark, yağmur suyunun oluşturduğu kanal
i.
kuzey denizi, manş denizi
ditch
i. 1. hendek. 2. ark, kanal.
ditch
v.terket:n.hendek
ditch
hendek,hendek kazmak; denize zorunlu inmek; basindan atmak, birakmak
DITCH
HENDEK, SAVUNMA HENDEĞİ:Özellikle zırhlı ve mekanize kuvvetlere karşı savunmayı takviye maksadıyla ve engel olarak kazılan çukur. Bak. "antitank ditch".