dispatch
f.
göndermek, sevketmek, yollamak; halletmek; yalayıp yutmak; silip süpürmek; öldürmek, idam etmek; telgraf çekmek
i.
yollama, sevk; acele, hız; mesaj, telgraf çekme; öldürme, idam; harekât raporu
dispatch
"i. 1. gönderme, sevketme. 2. (telgraf/faks) çekme. 3. mesaj; rapor: We have received a dispatch from headquarters. Karargâhtan bir mesaj aldık. 4. öldürme; idam etme. 5. acele, hız: He always acts with dispatch. Daima hızlı hareket eder. f. 1. (kurye/mektup) göndermek. 2. (telgraf/faks) çekmek. 3. sevketmek, göndermek: The government has dispatched new troops to the front. Hükümet cepheye yeni askerler gönderdi. 4. öldürmek, idam etmek. 5. hızla bitirmek."
dispatch
v.dağıt:n.haber,v.gönder:n.gönderi
dispatch
göndermek, yollamak; bitirivermek, halletmek; öldürmek,yollama, gönderme, sevkiyat; mesaj; rapor; hiz, acele; mal sevk bürosu
DISPATCH
Göndermek, emir dağıtmak