dingen
kiralamak, tutmak, ücretle çalıştırmak
{
hire
}
çalıştırmak, görevlendirmek, iş vermek;...
{
employ
}
işe almak, tutmak; çekmek; söz vermek,...
{
engage
}
Ding (das)
şey, eşya, konu, yaratık, kimse
{
thing
}
obje, nesne, cisim, gaye, şey, amaç,...
{
object
}
küçük alet, marifetli küçük araç, ıvır...
{
gadget
}
eşya, makale, yazı, şey, nesne; bent,...
{
article
}
madde, cisim, husus, şey, konu, mesele,...
{
matter
}
olay, hadise, vaka, hal, durum; akıbet,...
{
event
}
gerçek, hakikat, olgu, unsur, durum,...
{
fact
}
dingen
yarışmak, çekişmek, rekabet etmek,...
{
compete
}
uğraşmak, çabalamak, gayret etmek,...
{
strive
}
uğraşmak, savaşmak, çekişmek, tartışmak,...
{
contend
}
pazarlık etmek, anlaşmak, değiş tokuş...
{
bargain
}
pazarlık etmek, alışverişte bulunmak;...
{
chaffer
}
ding (het)
şey, eşya, konu, yaratık, kimse
{
thing
}
obje, nesne, cisim, gaye, şey, amaç,...
{
object
}
madde, cisim, husus, şey, konu, mesele,...
{
matter
}
iş, mesele, konu, olay, şey, ilişki,...
{
affair
}
faaliyet, iş, görev, alım satım,...
{
business
}
Dingen
dingen
l. ücret ile almak, angaje etm., is vermek 2. (Mörder) para ile katil tutmak 3. z. va. (feilschen) pazarlik etm. -fest: ~ machen burnundan yakalamak; tevkif etm.; ^ gemacht werden fena yakalanmak; yakayi ele vermek
dingen
dang / dingte dänge hat gedungen A para ile tutmak, kiralamak