Dişli çark
Diş
Diş, Latince dens, dentis. Ağız boşluğu içinde bir uçları üst ve alt çene kemiklerinin
alveol çıkıntıları içine gömülü diğer uçları ise serbest olan küçük kemik görünüm ve sertliğindeki oluşumların her biri olup çiğneme ve
sesin söze dönüşmesi fonksiyonuna yardımcı olur.¹ Diş,
sindirim sisteminin başlangıcı olan
ağızda bulunan, ana işlevi besinlerin mekanik
sindirimini sağlamak olan organlardır. Mekanik sindirimin yanısıra fonasyon ve estetik işlevleri de mevcuttur.Hayvanlarda bu görevlerine ek olarak, saldırı, bir nesneyi taşıma ve savunmaya yardımcı olma gibi çok hayati görevleri daha vardır.
Kuş cinslerinin pek çoğunda bu organ bulunmaz. Kuşlarda diş yerine, amacı mekanik sindirim olan "taşlık" mevcuttur. 20 birincil diş (sütdişi veya dentes deciduii) genellikle bebek altı aylıkken çıkmaya başlar. Çocuk yaklaşık altı yaşına geldiğinde bunlar yerlerini kalıcı dişlere bırakmaya başlar. İlk çıkan daimi diş (dens permenante), altı yaş dişi olarak tabir edilen birinci molar dişlerdir. Daimi birinci azı dişlerinin üzerinde süt dişi olmadığı için, bu diş çıktığında 20 süt dişi de yerindedir. Bu diş ağızda çiğneme fonksiyonunun anatomik olarak merkezidir ancak çoğu zaman süt dişi sanıldığı için kolayca çektirilir.Akıl dişleri 18-20 yaşlarında çıkar.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
dişli
sıfat
1 . Dişleri olan.
2 . mecaz Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen güçlü (kimse):
"Tekel Bakanı gibi dişli, partinin ön sıralarında yeri olan bir bakanın kendi söyleyeceklerini önemsemeyeceğini bilirler."- N. Cumalı.
3 . isim Dişleri olan çark.
4 . isim Kaya balığı.
5 . isim Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
dişli tırnaklı
diş
isim
1 . Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri.
2 . Çark, testere, tarak gibi çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri:
"Çarkın dişleri tebessüm eder gibi tatlı bir ses çıkardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . (sarımsak dilimi ve karanfil gibi dişe benzetilen şeyler için) Tane.
4 . zooloji Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar.
5 . Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
diş açmak
(birine) diş bilemek
diş çıkarmak
dişe dokunmak
(bir şey) dişe dokunur (olmak)
(birine) diş geçirememek
diş geçirmek
diş gıcırdatmak
diş göstermek
dişine göre
dişine vurmak
dişinin kovuğuna bile gitmemek
dişini sıkmak
(birinin) dişini sökmek
dişini tırnağına takmak
dişiyle tırnağıyla
dişleri dökülmek
dişten tırnaktan (veya dişinden tırnağından) artırmak
Birleşik Sözler
diş açma
diş açmak
diş ağrısı
diş bademi
dişbudak
diş buğdayı
diş çekimi
diş-damak ünsüzü
diş diş
diş doktoru
diş-dudak ünsüzü
diş eti
diş fırçası
diş hekimi
diş kirası
diş macunu
diş otu
diş özü
diş tababeti
diş tabibi
diş tacı
diş taşı
diş ünsüzü
dişe diş
dış
isim
1 . Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı:
"Hafta sonunda şehrin dışına çıkıyoruz. Şehrin artık dışındayız. Bostanlar, bağlar, sürülmüş tarlalar."- A. Haşim.
2 . Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
3 . Görülen, içte bulunmayan yüzey.
4 . sıfat (somut kavramlarda) İki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan.
5 . sıfat Yabancı ülkelerle ilgili.
6 . Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları.
7 . Bireyin ötesinde bir varlığı olan.
8 . sinema Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
dışa vurmak
dışı eli yakar, içi beni yakar
dışı kalaylı, içi alaylı
dışına çıkmak
dışında
dışında bırakılmak
dışında kalmak
dış kapının dış mandalı
Birleşik Sözler
dış açı
dış âlem
dış alım
dış asalak
dış atışı
dış başkalaşım
dışbeslenen
dış beslenme
dış borç
dışbükey
dış çevre
dış çizgiler durumu
dış çokgen
dış deri
dış dünya
dış evlilik
dış gebelik
dış gezegen
dış gezi
dış güçler
dış hat
dış işleri
dış kapı
dış kavuz
dış kredi
dış kulak
dış kutsal
dış lastik
dış merkezli
dış odun
dış pazar
dış pazarlama
dış piyasa
dış plazma
dış politika
dış satım
dış ters açı
dış ticaret
dış vurum
dış yarıçap
dış yüz
dış zar
dışa dönük
dışa vurum
içli dışlı
dişli
dhëmbëzuar
diş
1. dhëmb
2. jahstëm (i)
www.arnavutcasozluk.com