deal
f.
ilgilenmek, meşgul olmak, uğraşmak, değinmek; iş yapmak; alışveriş etmek; dağıtmak, kâğıt dağıtmak; uyuşturucu işi yapmak; vurmak; ele almak
i.
davranış, muamele; yöntem; alışveriş, pazarlık; anlaşma; kâğıt dağıtma; miktar; daha da fazla olma; çam tahtası, çam kerestesi
ünl.
oldu
deal
i. 1. anlaşma, mukavele. 2. iş. 3. miktar. 4. iskambil kâğıtlarını dağıtma. f. (--t) (iskambil kâğıtlarını) dağıtmak.
deal
uğraş
deal
dagitmak, vermek; paylastirmak, dagitmak; vurmak, patlatmak,kâgitlari dagitma sirasi; anlasma, is; miktar