de
e, ye, ya, e doğru, göre, karşı
{
to
}
den, den beri, dan, beri, itibaren,...
{
from
}
nin, ın, den, li, yüzünden
{
of
}
ile, birlikte, beraber, li
{
with
}
de, da, içinde, içine, halinde, olarak,...
{
in
}
dar
vermek, hediye etmek, uçlanmak, ödemek,...
{
give
}
vermek, uzatmak, yardım etmek
{
hand
}
ilgilenmek, meşgul olmak, uğraşmak,...
{
deal
}
vermek, sağlamak, ürün vermek, eğilmek...
{
yield
}
geri vermek, vermek, etmek, sunmak,...
{
render
}
vermek, pay vermek, bildirmek, söylemek,...
{
impart
}
vermek, uymak, bağdaşmak, uyum sağlamak
{
accord
}
vermek, sunmak, danışmak, görüşmek
{
confer
}
parası yetmek, gücü yetmek; bulabilmek;...
{
afford
}
sağlamak, karşılamak, temin etmek,...
{
provide
}
yönetmek, idare etmek; uygulamak; vermek...
{
administer
}
izin vermek, bırakmak, kabul etmek,...
{
allow
}
vurmak, atmak, çarptırmak, vermek,...
{
inflict
}
de
nin, ın, den, li, yüzünden
{
of
}
hakkında, etrafında, dair, konusunda,...
{
about
}
den, den beri, dan, beri, itibaren,...
{
from
}
yanında, kenarında, başında, yakınında,...
{
by
}
de, da, ye, ya, e, a
{
at
}
ile, birlikte, beraber, li
{
with
}
daha iyi, daha çok, fazla, büyük, aşkın
{
out
}
den, dan, dışında, haricinde, izinli,...
{
off
}
ki; madem; olduğu gibi, diği gibi, iken,...
{
as
}
dar
vermek, hediye etmek, uçlanmak, ödemek,...
{
give
}
sunmak, sahneye koymak, vermek, bulunmak...
{
present
}
ilgilenmek, meşgul olmak, uğraşmak,...
{
deal
}
üretmek, yapmak, göstermek, ortaya...
{
produce
}
vermek, sağlamak, ürün vermek, eğilmek...
{
yield
}
neden olmak, meydan vermek, sebep olmak,...
{
cause
}
oynamak, yapmak, yerine getirmek,...
{
perform
}
söylemek, demek, etmek (dua), okumak...
{
say
}
almak, götürmek, tahammül etmek, tutmak,...
{
take
}
ders vermek, öğretmek, okutmak,...
{
teach
}
konferans vermek, ders vermek, ders...
{
lecture
}
başlamak, koyulmak, yola çıkmak,...
{
start
}
başlamak, girişmek, koyulmak, başlatmak,...
{
begin
}
görmemezlikten gelmek, gözden kaçırmak,...
{
overlook
}
vazgeçmek, bırakmak, feragat etmek,...
{
surrender
}
darse
adamak, vermek; tahsis etmek; ithaf...
{
dedicate
}
farzetmek, saymak, sanmak; hükmetmek,...
{
assume
}
alışmak, hoşlanmak, kanı kaynamak,...
{
take to
}
almak, edinmek, elde etmek, ele...
{
get
}
ödünç vermek, borç vermek, vermek,...
{
lend
}
de
nin, ın, den, li, yüzünden
{
of
}
decrescere
küçülmek, azaltmak, eksiltmek, inmek,...
{
decrease
}
azaltmak, eksiltmek, azalmak; küçültmek;...
{
diminish
}
düşürmek, alçaltmak, azaltmak,...
{
reduce
}
eksilmek, azalmak, azaltmak, küçültmek,...
{
lessen
}
çökmek, zayıflamak, düşmek, batmak,...
{
decline
}
küçülmek, azalmak, solmak, batmak,...
{
wane
}
de
de