cutting
i.
kesme, kesim, doğrama; çentik, kertik; kıymık, yonga; yol, yol açma, hafriyat; kupür; kurgu hazırlığı; aşı dalı, çelik
s.
keskin, acı, kesici, sert, dondurucu, iğneleyici, içine işleyen, içe işleyen, kırıcı
cut
f.
kesmek, makasla kesmek, biçmek, budamak; kırpmak; incitmek, oymak; indirmek; açmak, yol açmak; hadım etmek; sulandırmak, seyreltmek; görmemezlikten gelmek; kırmak, devam etmemek; diş çıkarmak, dişi çıkmak; ortadan kaybolmak; kesişmek, yontmak,
cutting
i. 1. kesme, kesiş. 2. sin. kesim. 3. bahç. aşı kalemi. s. 1. acı, incitici, kırıcı (söz). 2. acı, keskin, sert (rüzgâr).
cutting
n.kenar:v.kes:prep.keserek
cutting
kupür, kesik; dal çeligi, budanmis parça; geçit, yarik, tünel; kesme; yol açma,aci, kirici, kalp kirici, incitici; (rüzgâr) soguk, kesici, içe isleyen
cutting
kesme