cruise
i.
gemi gezisi, turistik gemi yolculuğu
f.
gemi ile dolaşmak; yol almak; seyir etmek; ağır ağır gitmek
cruise
"f. 1. aynı hızla uzunca bir süre gitmek. 2. (gemiyle) dolaşmak. 3. dolaşmak, dolanmak, gezinmek. 4. (polis, polis arabası) (etrafı kolaçan ederek) dolaşmak; (taksi şoförü, taksi) (müşteri arayarak) dolaşmak: The squad car cruises the streets of the neighborhood all night. Polis arabası gece boyunca mahalle sokaklarında dolaşıyor. 5. (fahişe) sokaklarda dolaşarak müşteri aramak. i. 1. (tatil amacıyla yapılan) deniz yolculuğu. 2. dolaşma, dolanma, gezinme. 3. (polis, polis arabası) (etrafı kolaçan ederek) dolaşma; (taksi şoförü, taksi) (müşteri arayarak) dolaşma."
cruise
v.dolaş:n.deniz gezisi
cruise
deniz gezisi, tekne gezisi,gemiyle gezmek, deniz gezisi yapmak; (otomobil, uçak, vb.) ortalama bir hizla gitmek; kari pesinde dolasmak, eline alip dolasmak
Cruise
Düz uçuş, uçak ve uçuş koşulları için en uygun sürat ve yükseklikteki uçuş