cross
s.
çapraz, çaprazlama, kesişen, karşıt; aksi, kızgın, dargın; hilekâr, düzenbaz
f.
çaprazlaştırmak; üst üste atmak, çapraz çizgiler çizmek, haç işareti yapmak; kesişmek; karşılaşmak; darılmak; geçmek; melezlemek; engellemek; bozmak
i.
artı işareti, haç, çapraz; dert; melez; hile; dörtyol ağzı
Cross
i. the 1. Hz. İsa´nın çarmıhta ölümü. 2. Haç (Hristiyanlığın simgesi).
cross
v. geç:n.çarpı,v.geç:adj.çapraz
cross
çarpi, arti isareti; çarmih; haç; üzüntü, gam, elem; çapraz,geçmek, öbür tarafina geçmek; kesismek; (kol, bacak) kavusturmak, üst üste atmak; karsi koymak; engellemek; melezlemek, kizgin, sinirli, ters, aksi, huysuz
cross
1. Farklı türden hayvanların çiftleştirilmesinden oluşan canlı, melez; 2. Haç şekli gösteren herhangi bir oluşum.