catch
f.
yakalamak, tutmak, yetişmek, basmak, baskın yapmak, kapmak, gafil avlamak, edinmek (alışkanlık), cezbetmek, çekmek, enselemek, anlamak, kavramak, tutunmak, yakalanmak, tutuşmak, maruz kalmak, takılmak, vurmak, tokat atmak, çalışmak (mekanizma), sıkışmak, geçmek, bulaşmak
i.
yakalama, tutma av; aldatmaca, voli, kâr; kilit dili, kanca, hile, bityeniği, tuzak; topluca söylenen şarkı
catch
yakala
catch
yakala
catch
tutmak, yakalamak; avlamak, yakalamak, tutmak; ansizin bulmak, birdenbire fark etmek, görmek, yakalamak; takilmak; yetismek, yakalamak; (hastalik) yakalanmak, kapmak, almak; çarpmak, vurmak; (ilgi, dikkat vb.) çekmek; bir an gözüne çarpmak, bir an için du
catch
tutucu, mandal